 |
Site Ziyaretçileri |
 |
| Pazartesi | 98 |
| Salı | 109 |
| Çarşamba | 95 |
| Perşembe | 17 |
| Cuma | 100 |
| Cumartesi | 67 |
| Pazar | 120 |
| Toplam: | 403.431 Tekil Ziyaretçi |
| En Çok: | 449 |
| Çevrimiçi: | 1 Ziyaretçi |
| IP Adresiniz: | 216.73.216.215 |
|
|
|
 |
Garib |
 |
Bu kullanıcının Şiirleri:
Mar, 05 -13 23:16 Ben Derdimi (0)
Feb, 15 -13 15:44 Nerde Vefâ (0)
Jan, 07 -13 15:29 İçimdeki Volkan (0)
Oct, 21 -12 01:46 Git Artık Vefâsız (0)
Oct, 21 -12 01:40 Vaad Et Ki (0)
Jul, 03 -12 16:53 Kime Güvendin (0)
Jul, 03 -12 16:47 Gözlerinin Nemi (0)
Jun, 06 -12 18:01 Dost Bilmişim Düşmanı (0)
Apr, 18 -12 20:45 Kış Gecesi (0)
Jan, 17 -12 00:26 Kızıl Güller (0)
|
|
 |
Ben Derdimi |
 |
|
Ben Derdimi
Ben derdimi derman bildim.
Gayrısını güman bildim.
Bunu Hakk'tan ferman bildim.
Söyle garip gönlüm söyle.
|
|
 |
Nerde Vefâ |
 |
|
Nerde Vefâ
Nerde vefâ, sadâkât nerde o eski dostluk.
Kuzular da kurt olmuş, ayılar ise postluk!
|
|
 |
İçimdeki Volkan |
 |
|
İçimdeki Volkan
İçimde bir volkan, alev alev yanar.
Îzâhı imkânsız, neden patlamıyor?
Beni yakma artık, arza müjdele nâr.
Münzevi, kendini, hiç isbâtlamıyor!
|
|
 |
Git Artık Vefâsız |
 |
|
Git Artık Vefâsız
Git artık vefâsız, aşk mısın nesin?
Her ânın yaralar, çıldırtır sesin.
Ölümdür kalbime serhoş nefesin.
Üzümsüz şaraba toprak ne desin!
Rahat bırak beni, yalnız kalayım.
Söyle de doğmasın, güneşle ayım.
Issız karanlıkta ben kaybolayım.
Yoklukta mekânım metruk sarayım.
|
|
 |
Vaad Et Ki |
 |
|
Vaad Et Ki
Vaad et ki gerçek aşkı, hayalini kurayım.
Yalnızlığa mahkûm iken, nasıl mutlu olayım!
Sensizlik kor ateş gibi yüreğimi yakmakta.
Umutsuz değilim ama güneş sensiz doğmakta.
Nasıl yardım etsin bana bu karanlık sokakta!
Gözlerim durmadan ağla, çünkü o çok uzakta.
|
|
 |
Kime Güvendin |
 |
|
Kime Güvendin
Kime bel bağladın, sen kime güvendin?
Ey gönül ne yaptın, mahlûktan dilendin!
Dâra çıkıp dosta, can fedâ diyendin.
Şimdi nâmertlerin hükmünde elendin.
|
|
 |
Gözlerinin Nemi |
 |
|
Gözlerinin Nemi
Dalıp da vurgun yedim, gözlerinin nemine.
Mavi gök vâsıl oldu, damla damla zemine.
|
|
 |
Dost Bilmişim Düşmanı |
 |
|
Dost Bilmişim Düşmanı
Dost bilmişim düşmanı, nerde sâdık arkadaş!
Hasedinden çıldırır, zaferimde pürtelâş.
Haram derdi şaraba, ayılınca pis ayyaş.
Hatıramda ne varsa silinsin yavaş yavaş.
Ziyanıma sevinir, elin kulu köpeği.
Yal dökerler önüne, sanır sultan yemeği.
Yaladığı çanağa unutmaz pislemeği.
Hatıramda ne varsa silinsin yavaş yavaş.
İnsanoğlu süt emmiş, misâlen hayvan gibi.
İnsandan emen insan, öteki malum tabî!
Nice müsfedde gördük, katil olma sebebi.
Hatıramda ne varsa silinsin yavaş yavaş.
Çulsuz Garîb tardeyle, yüze gülen şeytanı.
Sen gidince ardından, dünya için satanı.
Namertten dost olmazmış, anla artık hatanı.
Hatıranda ne varsa silinsin yavaş yavaş.
|
|
 |
Kış Gecesi |
 |
|
Kış Gecesi
Nasip, kış gecesi senle buluşmak.
Ağlıyor gökyüzü pamuk pamuk bak!
Üşürken bedenler, eller sımsıcak.
Kavuşmak onlara kısmetmiş ancak.
|
|
 |
Kızıl Güller |
 |
|
Kızıl Güller
Şimşekler çakacak, bulutlar ağlayacak.
Kan kırmızı yağmur, damla damla yağacak.
Kurumuş topraklar, akan kana doyacak.
Bir gün bu diyarlar kızıl güller açacak.
Akan kan, can verdi, tohumlar filizlendi.
Çöle dönmüş vatan, yeşil renkle süslendi.
Zulme uğrayanlar, sessizliğe seslendi.
Açın kızıl güller, hüküm, ceza tükendi.
Şafaklar söküyor, uyan nazlı sarışın.
Kızıl güller açtı ıssız toprağın taşın.
Karanlığı yendin, galibisin savaşın.
Bitti esaretin, özgür yurdun, yurttaşın.
|
|
Untitled Document
 
|
|