 |
Site Ziyaretçileri |
 |
| Pazartesi | 98 |
| Salı | 109 |
| Çarşamba | 95 |
| Perşembe | 17 |
| Cuma | 100 |
| Cumartesi | 67 |
| Pazar | 120 |
| Toplam: | 403.431 Tekil Ziyaretçi |
| En Çok: | 449 |
| Çevrimiçi: | 1 Ziyaretçi |
| IP Adresiniz: | 216.73.216.215 |
|
|
|
 |
Garib |
 |
Bu kullanıcının Şiirleri:
Nov, 20 -10 11:57 Yavaş Yavaş (0)
Nov, 20 -10 11:55 Çıldırma Noktası (0)
Nov, 20 -10 11:55 Garipler Dergâhı (0)
Nov, 20 -10 11:54 Sefer Sonsuza (0)
Nov, 20 -10 11:53 Vefâ (0)
Nov, 20 -10 11:53 Neden (0)
Nov, 20 -10 11:52 Sevdan Muteber (0)
Nov, 20 -10 11:51 Ölüm (0)
Nov, 20 -10 11:50 Günahın Al Yanına! (0)
Nov, 20 -10 11:48 Bu Dünya (0)
|
|
 |
Yavaş Yavaş |
 |
|
Yavaş Yavaş
Ölüm gelir yavaş yavaş.
Anlamazsın be arkadaş.
İster isen onla savaş!
Gene gelir yavaş yavaş.
Bu dünyanın çarkı böyle.
Giden gelir mi geriye?
Şu sözleri iyi dinle.
Ölüm gelir yavaş yavaş.
Ne kağanlar ne sultanlar,
Çürüyüp toprak oldular.
Sıra bizde behey dostlar.
Ölüm gelir yavaş yavaş.
Sanmayın ki malla mülkü,
Fazla olan görmez onu.
Bakın Kârun nerde hani!
Ölüm gelir yavaş yavaş.
Değer olan sade maldı.
Sanki dünya sana kaldı!
Kalsa Süleymanlar vardı!
Ölüm gelir yavaş yavaş.
İnsan insanlığın bilmez.
Yaradan'ı zikir etmez.
Bu dünyadan vazgeçemez.
Ölüm alır yavaş yavaş.
Ölüm nedir ki bilmezsin.
Çünkü sen sende değilsin.
Onla Allah'a gidersin.
Gelecektir yavaş yavaş.
Aşık Garîb neler söyler?
Hemi söyler hemi inler.
O da ölümünü bekler.
Ölüm gelir yavaş yavaş.
|
|
 |
Çıldırma Noktası |
 |
|
Çıldırma Noktası
Çıldırma noktasında aklı firâr ederken,
Bir insan gördüm, aynada sûret, sanki ben.
Gözlerinde boş bakış, bekleyiş ve derken,
Bir kurşun, paramparça fikirler, karşımda ben,
Çıldırma noktasında aklı firâr ederken.
|
|
 |
Garipler Dergâhı |
 |
|
Garipler Dergâhı
Garipler dergâhında ağlayan bir çift göz.
Garîb'i garip anlar ve bir söz;
Terk eyleyip maddeyi, özünde kendini çöz.
Yönel Hakk'a, bâtıla köz üstünde köz.
|
|
 |
Sefer Sonsuza |
 |
|
Sefer Sonsuza
Derin, sessiz ve karanlık,
Sefer sonsuza, ruhum bekleyişte.
Devamını isteyen yok, fikirler anlık.
Bedenim yorgun, kalbim tekleyişte.
|
|
 |
Vefâ |
 |
|
Vefâ
Vefâ bir gün anmaksa sevdiğin insanı,
Varsın beni vefâsız saysınlar.
Kalbimden çıkmayan o eski dostları,
Bilmeyenler unuttu sansınlar.
|
|
 |
Neden |
 |
|
Neden
Neden ellerim dermansız, ellerimde neden.
Ellerim dermansız, neden ellerimde neden.
Dermansız ellerimde, ellerim neden neden?
Ellerimde, neden dermansız ellerim, neden?
Neden, ellerimde dermansız ellerim neden?
|
|
 |
Sevdan Muteber |
 |
|
Sevdan Muteber
Şu Garîb âşık için, sevdan muteber.
Îtibâra hürmeten, tebessüm yeter.
Yine de aşk çeyizin, gel kalbime ser.
Namus ile ar olsun, bu mukaddes yer.
|
|
 |
Ölüm |
 |
|
Ölüm
Ölüm sessiz olsa ne, aksa ne eşk ü hûn!
"İnna lillah inna ileyhi raciûn."
|
|
 |
Günahın Al Yanına! |
 |
|
Günahın Al Yanına!
Her an pişman olmak, cümle günahlarına.
Bu da bir nimettir, lâkin anlayanına.
Mahlûkat sevâbın doldurmuş kefesine.
Ey Garîb sen de günahın al yanına.
|
|
 |
Bu Dünya |
 |
|
Bu Dünya
Bu dünya zillet, bu dünya zahmet, bu dünyada ölüm var!
Benim şu zavallı gönlümde açmamış tek dal gülüm var.
|
|
Untitled Document
 
|
|